Birçok kişinin Bones’ta görüp araştırdığı dizi.
11 sezonluk Bones dizisinin yan ürünü The Finder, Hart Hanson tarafından yaratılmış bir mini dizidir. 13 bölümü bulunan dizinin başrollerini ise; Geoff Stults (Walter Sherman), Maddie Hasson (Willan Monday), Mercedes Mason (Isabel Zambada), Michael Clarke Duncan (Leo Knox) paylaşıyordu. Dizinin konusu; Walter’ın savaş sırasında yaşadığı bir kaza sebebiyle mucizevi şekilde kayıp nesneleri, hatta insanları bulabilmesi. Pek çok ilginç, iyi yazılmış yan karakterler de hikayeye ayrı bir hava katıyor.

Her karakterin ayrı bir hikayesi, dolayısıyla da hedefi var. Örneğin, beni en çok çeken hikayeye sahip karakter, Willan Monday. Maddie Hanson’un canlandırdığı bu karakter dizinin başında bir belaya karışmış olarak görüyoruz. Henüz reşit olmadığı için Leo’nun barına getiriliyor. İsmi sahipleri kadar tuhaf olan Yeryüzünün Sonu adlı barda çalışmak zorunda kalıyor. Willian başta durumundan pek memnun olmasa da zamanla onlara ısınmaya başlıyor. Bu süreçte onunla ve ailesiyle ilgili pek çok ilgi çekici gerçeği öğreniyoruz.
Bunun gibi pek çok ilginç ana ve yan karakterlerle devam eden dizinin ana konusu; Walter’ın beyin zararı sonucu oluşmuş ‘bulma’ yeteneğini kullanarak kayıp nesneleri bulmak. En büyük destekçisi eskiden avukat olarak çalışmış fakat şimdi bar sahibi olan Leo, Walter’ın hem avukatı hem de muhasebecisi olarak çalışıyor.
Dizinin en güzel ve izlemesi keyifli yanı karakterler arasındaki bağ demek yanlış olmaz. Beladan kurtulamayan karakterlerimizin sorunları eğlenceli bir şekilde çözmesi de diziye ayrı bir tat katıyor. Özellikle Walter’ın House ya da Sherlock Holmes’u andıran esprileri diziyi daha da izlenesi kılıyor. Durum ne olursa olsun sürekli neşeli kalabilmeleri de diziyi Bones’tan ayırıyor.
Kayıp nesneleri bulabilmek için kullandığı yöntemler de oldukça tuhaf. Açıkçası ben hala kullandığı yöntemlerin nasıl çalıştığını anlamış değilim. Üstelik, arkadaşlarının da ona her seferinde bu deneyleri yapmasına yardım etmesi de hoş.
Dahilerin bulunduğu, kimi zaman gülüp kimi zaman duygulanmak istiyorsanız The Finder size göre. Özellikle Bones’u izlemiş veya Sherlock Holmes gibi karakterleri seviyorsanız izlemenizi öneririm.